Tüm Kararlar

Türk Medeni Hukuku

Alacaklı Tarafından Açılan Ortaklığın Giderilmesi Davası

6. Hukuk Dairesi16 Şubat 2012E. 2012/1078K. 2012/2235

Bir mirasçının alacaklısı, ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası açtıktan sonra borçlu mirasçı payını başka birine satarsa dava devam etmez.

Olayın özeti
Bir kişinin (borçlu mirasçının) alacaklısı vardır.
Alacaklı, icra takibi yapar ancak borçlu adına kayıtlı tek başına bir taşınmaz yoktur.
Borçlunun, miras yoluyla gelen taşınmazlarda elbirliği mülkiyetine tabi miras payı vardır.
Elbirliği mülkiyetindeki pay tek başına satılamadığı için alacaklı, İcra Hukuk Mahkemesinden İcra ve İflas Kanunu m.121 uyarınca izin alır.
Bu izinle ortaklığın giderilmesi davası açılır.
Buraya kadar her şey hukuka uygundur.

Sonra ne oluyor?
Dava devam ederken borçlu mirasçı, kendi miras payını tapuda diğer davalılardan birine devrediyor (satıyor).
Yani artık:
Borçlu ortak değildir.
Pay başka bir kişiye geçmiştir.

Mahkeme ne yaptı?
İlk derece mahkemesi buna rağmen:
Taşınmazların satılmasına,
Ortaklığın giderilmesine
karar verdi.

Yargıtay neden bozdu?
Yargıtay şu mantığı kuruyor:
Alacaklının açtığı ortaklığın giderilmesi davası, borçlu ortağın hakkından tamamen bağımsız değildir.
Yani alacaklı kendi adına bağımsız bir ortak değildir. Sadece borçlunun sahip olduğu hakka dayanarak dava açmaktadır.
Borçlu artık payını devretmişse, alacaklı eski duruma dayanarak ortaklığın giderilmesini isteyemez.

Peki alacaklı ne yapmalıydı?
Eğer borçlu payını,
alacaklıdan mal kaçırmak,
haczi etkisiz bırakmak,
alacağını tahsil ettirmemek
amacıyla devrettiyse;
önce bu satışın iptalini sağlamalıdır.
Yani önce şunu ispat etmelidir: "Bu devir alacaklıya zarar vermek amacıyla yapıldı."
Bunun sonucunda tasarrufun iptaline karar verilirse, borçlu sanki hâlâ pay sahibiymiş gibi işlem yapılabilir. Ancak bu yapılmadan doğrudan ortaklığın giderilmesine karar verilemez.

Kararın temel hukuk kuralı
Yargıtay şu ilkeyi ortaya koyuyor:
İİK m.121'e dayanarak ortaklığın giderilmesi davası açan alacaklının dava hakkı, borçlu ortaktan tamamen bağımsız değildir.
Bu nedenle:
Borçlu payını devrederse,
Bu devir geçerliliğini koruduğu sürece,
Ortaklığın giderilmesine karar verilemez.

Sonuç
Bu kararın özü şudur:
Alacaklı, İİK m.121 uyarınca ortaklığın giderilmesi davası açabilir.
Ancak bu hak borçlu ortağın hakkına bağlıdır; tamamen bağımsız değildir.
Borçlu dava sırasında miras payını üçüncü kişiye devrederse, bu devir geçerli olduğu sürece ortaklığın giderilmesine karar verilemez.
Önce devir işleminin alacaklıya zarar verme amacı taşıdığı ileri sürülerek tasarrufun iptali sağlanmalıdır. Bundan sonra ortaklığın giderilmesi talebi değerlendirilebilir.

  1. Hukuk Dairesi-2012/1078-2012/2235

Bu değerlendirme yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut olaylara uygulanması, dosyaya özgü bir değerlendirme gerektirir.